Telefon
WhatsApp
Türkiye'de Sivil Toplum Hareketi

SAĞLIKTA TEMSİLİYET SORUNU VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ BÖLÜNMÜŞ TEMSİLİYETİ: SENDİKA ÇOKLUĞU MU, GÜÇSÜZLÜK ?


Günümüz sağlık sisteminin en büyük paradokslarından biri, sağlık çalışanlarının sayısının ve niteliğinin artmasına rağmen, hak arama zeminindeki seslerinin giderek cılızlaşmaktadir.

Sahada "aynı formayı giyen, aynı nöbeti tutan ve aynı riski göğüsleyen" yüz binlerce çalışan, konu temsil edilmeye geldiğinde devasa bir bölünmüşlüğün içine düşmektedir.

Ben bu yazımda, sağlıkta sendikal temsilin neden bir "tabela kalabalığına" dönüştüğünü ve bu parçalı yapının çalışanları nasıl bir "yalnızlaşma tehlikesine" ittiğini derinlemesine incelemeye çalıştım.

 1. Temsiliyetin Önemi ve Yalnızlaşma Tehlikesi
Bir meslek grubu için temsiliyet, sadece bir isim listesinde yer almak değil, varoluşsal bir güvencedir. "Temsil yoksa yalnızlık vardır." Eğer bir sağlık çalışanı, idari bir baskıyla karşılaştığında veya özlük hakları aşındırıldığında arkasında kurumsal bir irade hissetmiyorsa, zamanla haklarını savunmayı bırakır.

Bu durumun en büyük tehlikesi, çalışanların bir süre sonra kendi haklarını tamamen unutması ve kendisini sadece verilen "görevleri" yerine getirmekle yükümlü, mekanik bir topluluk olarak görmeye başlamasıdır.

Hastanelerde karşılaşılan  "parçalanmış yapı", bu yalnızlığı ironik bir şekilde tetikler. Kamu hastanelerinde aynı birimde çalışan üç hemşirenin üç farklı sendikaya üye olması kağıt üzerinde "demokratik çoğulculuk" gibi görünse de, pratik sahada bu bir bölünmüşlüktür.

Farklı sendikaların farklı ajandaları, sağlık çalışanlarının ortak çıkarları önünde birer bariyere dönüşmekte, bu da her bir bireyin sistem karşısında tek başına kalmasına neden olmaktadır.

2. Sendikanın Asli Görevi: Sadece Maaş Pazarlığı Değildir
Toplumda ve hatta çalışanlar arasında sendikacılığın sadece "katsayı ve maaş zammı" üzerinden okunduğu bir yanılgı mevcuttur. Oysa gerçek sendikacılık, bir "koruma ve geliştirme" mekanizmasıdır. Ekonomik haklar kuşkusuz önemlidir; ancak bir sendikanın asıl değeri, çalışanın sosyal ve özlük haklarını modern iş hukuku normlarına göre korumasında yatar.
Sendika bir  "hukuki güvencedir" İdare karşısında bireyin tek başına yürütemeyeceği bir denge unsuru olan sendika, sadece bir tabeladan ibaret olmamalıdır. Burada en kritik halka" sendika temsilcisidir. " İyi bir temsilci; sahadaki mobbingi sezen, mevzuattaki en küçük değişikliğin personelin aleyhine olup olmadığını analiz eden ve hukuki süreci başlatacak donanıma sahip olan kişidir. Temsilcinin liyakati, sendikanın gücünü belirler.

3. Hak Arama Aracı Olarak Dilekçe Hakkı (Anayasa Md. 74)
Sendikalar, bireylerin Anayasal haklarını profesyonel bir düzleme taşır. Anayasa’nın 74. maddesinde düzenlenen "dilekçe hakkı" modern demokrasilerde bireyin devlete karşı en güçlü hukuki silahıdır. Ancak sağlık çalışanı, iş yoğunluğu ve bürokratik çekinceler nedeniyle bu hakkı kullanmakta tereddüt edebilir.
İşte burada sendikanın rolü, "sistemli mücadele"olarak ortaya çıkar. Bireysel şikayetler veya talepler, sendika eliyle kurumsal bir itiraza dönüştürülür. Bir sendikanın gücü, kaç bin dilekçe topladığıyla değil, o dilekçelerin hukuki dayanaklarını ne kadar sağlam kurduğu ve sonuç alıp alamadığıyla ölçülür.

 4. Sendikalar Arası Rekabet ve Vaat Yarışı
Sağlık sektöründe son yıllarda mantar gibi çoğalan sendika sayısı, beraberinde ciddi bir "güç kaybını;getirmiştir" Sendika sayısının artması, ortak hareket kabiliyetini sıfıra indirmiş, idarenin "böl ve yönet" stratejisine hizmet eder hale gelmiştir.
Bu durum, sendikacılığı bir hak mücadelesinden ziyade bir "üye avı" ve "takım yarışına" dönüştürmüştür. Sendikalar, gerçekten sorun çözmek yerine, başka bir sendikadan üye kapmak için gerçekçi olmayan vaatler havada uçuşmaktadır. Daha da acısı, "meslek temelli sendikacılık" yerine, siyasi yakınlık veya belli bir aidiyet temelli yapılanmaların öne çıkmasıdır. Bu kutuplaşma, sağlık çalışanlarının enerjisini içe dönük bir rekabete hapsederken, asıl muhataplar karşısında savunmasız bırakmaktadır.

5. Çözüm Önerisi: Mesleki Birlik ve Etkili Sendikacılık
Bu çıkmazdan kurtulmanın yolu, "bütüncül bir yapıdan" geçmektedir. Örneğin, dünyadaki başarılı örneklerde olduğu gibi, hemşirelerin veya diğer sağlık profesyonellerinin tek bir güçlü meslek odası veya meslek temelli tek bir çatı altında toplanması, sesin çok daha gür çıkmasını sağlar.
Bunun temel şartı "siyasetten bağımsızlık"tır. Bir sendika, bir siyasi yapının arka bahçesi haline gelirse, çalışanlar hak mücadelesi vermek yerine "taraf seçmek" zorunda bırakılır. Oysa sağlık çalışanının sorunu ideolojik değil, meslekidir. "Ortak sorunlara ortak çözümler" ancak siyasi angajmanlardan arınmış, sadece emeği ve mesleği önceleyen bir anlayışla mümkündür.

 6. Nasıl Bir Sendika Seçilmeli?
Üye olurken sorulması gereken temel soru şudur: "Yetki mi, etki mi?"Sayısal çoğunluğa sahip olup "yetkili" olmak, her zaman "etkili" olup sorun çözmek anlamına gelmez. Bir sendika binlerce üyeye sahip olabilir, ancak sahadaki bir haksızlığa karşı hukuki bir direnç gösteremiyorsa o sendika işlevsizdir.
Çalışanlar için **seçim kriterleri** net olmalıdır: Kalabalığa değil yapılan işe, boş vaatlere değil üretilen çözümlere, yüksek perdeli söylemlere değil somut icraata bakılmalıdır. Siyasi gölgelerden uzak, emeğin kutsallığını bilen ve her şeyden önemlisi mevzuata hakim yapılar tercih edilmelidir.

7. 4688 Sayılı Kanun ve Hukukun Üstünlüğü
Türkiye’de kamu sendikacılığı **4688 Sayılı Kanun** çerçevesinde yürütülür. Bu kanun, çalışanlara örgütlenme ve toplu sözleşme hakkı tanırken, aslında onlara profesyonel bir zırh da sağlar. Ancak bu zırhı kullanabilmek için **bilgi ve hukuk** şarttır.
Gerçek sendikacılık sadece pankart taşımak veya meydanlarda slogan atmak değildir. Gerçek sendikacılık, bir genelgeyi hukuki süzgeçten geçirmek, haksız bir disiplin işlemine karşı sarsılmaz bir hukuki savunma kurmak ve mevzuatı çalışan lehine yorumlatabilmektir. Bilginin olmadığı yerde slogan, sadece gürültüden ibarettir.

8. Son Söz: Birlik Olmadan Hak Olmaz
Sonuç olarak kendimize şu temel soruyu sormalıyız: "Sendika sayısının fazla olması daha tehlikelidir, yoksa çalışanların temsil edilmediği bir sendikasızlık mı?" Hiç kuşkusuz, etkisiz çokluk, yokluktan farksızdır. Parçalanmış temsil, sadece gücü zayıflatır.
Unutulmamalıdır ki; sağlık sistemi bir bütündür ve bu bütünün en önemli parçası insandır. **Birlik olmadan güç, güç olmadan hak, hak olmadan ise adalet olmaz.** Sağlık çalışanları, bölünmüşlükten kurtulup mesleki onurlarını ve haklarını merkeze alan güçlü bir irade etrafında birleşmedikleri sürece, masada kaybeden taraf olmaya devam edeceklerdir.

Saygılarımla 
Hüseyin Ayhan Sosyolog Hemşire -Aile Danışmanı 

 

Ayhan Aile Sağlık Danışmanlık3

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Ayhan Aile Sağlık Danışmanlık4

Puan Durumu

 OGBMAYAVP
1.GALATASARAY A.Ş.33245477294877
2.FENERBAHÇE A.Ş.332110274344073
3.TRABZONSPOR A.Ş.33209461362569
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.33178857381959
5.GÖZTEPE A.Ş.331413642291355
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ33159956342254
7.SAMSUNSPOR A.Ş.33121294345-248
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.331010134450-640
9.TÜMOSAN KONYASPOR331010134248-640
10.CORENDON ALANYASPOR33716104039137
11.KOCAELİSPOR33910142637-1137
12.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.33910144256-1437
13.İKAS EYÜPSPOR3388173045-1532
14.KASIMPAŞA A.Ş.33711153249-1732
15.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3387183347-1431
16.HESAP.COM ANTALYASPOR3378183255-2329
17.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK3376202953-2427
18.ZECORNER KAYSERİSPOR33512162561-3627

Reklam

kitaphanem

Yazarlarımız

Nöbetçi Eczaneler

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği